Seçim Sonrası Piyasalar Nasıl Olur ?

Tüm yatırımcılarım kafasındaki temel soru seçim sonrası piyasalar nasıl olur sorusu var. Tabii ki çok haklı ve yerinde bir soru. Ancak her seçim döneminde olduğu gibi yatırımcılar sadece tek bir konu üzerine odaklanıyorlar ve çok büyük bir yanlış içerisine giriyorlar.

Öncelikle şunu söyleyeyim ekonomi bir bilim dalıdır ve gerçekten çok geniş kapsamlı bir bilim dalıdır. Ekonomi dediğimiz; O ülkenin rasyoları, makro, mikro, uluslararası etkenler, çeşitli rakamsal ve dönemsel değişkenlerin bireysel ve kurumsal yatırımcıların hareketlerinin baz alındığı toplam sonuçlardır. Yani hiçbir şekilde tek bir konuya bağlı olan bir bilim dalı değildir. Değerlendirme yapılırken hepsine bakmak gerekiyor. 

Seçim sonuçlarına bakarken baz alacağımız konu seçimi kimin kazanacağı değildir! Baz alacağımız konu ülkemizdeki siyasi istikrar boyutudur. Ekonomi de en önemli senaryo budur istikrar. Yoksa iktidarda o olmuş bu olmuş değil sadece ve sadece istikrardır. Olaya yönetimsel bakarsak çok farklı tabii ki ancak bizlerin bakması gereken konu budur. 

Biliyorsunuz ülkemiz daha yeni genel seçim ortamında çıkmış ve şimdi de yerel seçim ortamına girmiştir. Şuanda seçim yerel seçim olmasına rağmen adeta yönetimsel bir değişiklik olacak gibi yorumlar ve çıkarımlar yapılmaktadır.

Görüyoruz ki herkes uzman siyasetçi edasında yine herkes uzman ekonomist havasına bürünmüş şekilde seçim sonuçlarından türlü senaryolar yazılmaktadır.

Öyle bir boyuta getiriyorlar ki şuandaki iktidar örneğin İstanbul’u ve Ankara’yı kaybederse ülkemiz ekonomisi çökecek ,döviz kuru 10 -15 olacak faizler tavan yapacak gibi senaryolar yazılıyor! Yada tam tersi iktidar İstanbul ve Ankara’yı kazanınca da dolar kuru çok sert düşüş yapacak faizler hızla inecek gibi çıkarımlar yapılıyor. 

Bu iki senaryoda gerçek değil ve önemli olan ekonominin gerçekleridir. Yani şöyle düşünün örneğin borsa ve tahvil piyasasını ele alalım. Borsamızın %65’i yabancıların elinde bulunuyor ve gözlemlediğim kadarıyla bu oran yatay bir şekilde devam ediyor! Tahvil piyasamızda öyle köklü bir değişiklik yok! 

Ülkemiz ekonomisinde cari açık ve yatırım tasarruf açığı olduğundan sıcak para akışına ihtiyacımız olduğu çok açıktır . Bu yüzden ülkemiz piyasalarında gerek döviz kurları, gerek faiz oranları gerekse borsamızdaki hisse fiyatlarının ana fiyatlamasını sıcak paranın giriş çıkışı yapar. Bu sıcak paranın da ülkemize girmesini ülkemiz ekonomisindeki gerçek sonuç rakamları, geleceğe dönük tahminler ve siyasi istikrar belirler. Bunu kabul etmemiz gerekiyor. Yani olay sadece siyasi boyutta değerlendirilmez asla.

Bizim yerli yatırımcılarımız ise öyle bir siyasetin içinde yer alıyorlar ki adeta kendi siyasi çıkarları doğrultusunda, pozisyonuna göre taraf olmaktadırlar. Doğal bir döngü ve sonuç olarak objektif düşünülmediğinden yabancılar kazanırken yerliler kaybeden tarafta oluyor. 

Şimdi seçim sonrası piyasalarda neler olur bir değerlendirme yapalım;

  1. Seçim sonrası şu anki iktidarın İstanbul ve Ankara’da kazandığını ve genelde de oy oranlarını koruduğunu yada çok az gerilediğini düşünelim; Bu durumda 1 Nisan gününden itibaren birkaç gün siyasi istikrar anlamında bir değişiklik olmayacağını pozitif yönde fiyatlamalar görülür ve yine ekonomik gerçekler devreye girer. Yani dünya ticaret savaşları, Suriye konusu, ülkemizdeki ekonomik sıkıntılar ,faizler, enflasyon gündemde olmaya devam edecektir.

    Demek ki genel ekonomi içerisinde siyaset yalnızca bir koldur ve asıl olan ekonomik ve dış ekonomik ve siyasal etkenler daha önemlidir gerçeği ortaya çıkıyor. Yani siyaset sihirli bir değnek değildir ki biranda her şeyi düzeltsin! Bizler yine ekonomik gerçeklere göre değerlendirmeler yapmaya devam ederiz.

  2. Seçim sonrası şu anki iktidar Ankara ve İstanbul’u kaybeder ve oy oranları daha fazla düşer. Bu durumda ise önce piyasalar özellikle muhalefetin erken seçimi gündeme getirmesiyle kısa vadede aşağı doğru bir dalgalanma yaşayabilir. Ancak unutmayalım ki şöyle bir gerçek durum var. Ülkemiz ekonomik şartları yeni bir seçimi kaldırmaz bu çok açık bir şekilde gözüküyor.

    Bu yerel bir seçim olacağından iktidar yeni bir seçim istemeyebilir ve benim düşüncem hem zaman kazanmak adına hem de ekonomik şartlar gereği erken seçim olmaz. Bunu ne iş adamları nede hane halkı istemez. Hiç kimsenin ekonomik gerçekler harici bir siyasi ego için ülkeyi ateşe atabileceğini düşünmüyorum.
    Aklın yolu birdir. Bu durumda da önce sert fiyat hareketleri yaşadıktan sonra piyasaların yine kendi akışı içerisine döneceğini düşünüyorum. 

Bu düşüncelerimi kimse yanlış anlamasın ben bir teorisyen olarak değerlendirme yapıyorum yani olması gerektiği gibi siyasi değil. 

Derin Hisse

Seçime bir ay gibi bir süre kaldı ama ülkemizden para çıkışı yok !

Diğer taraftan şöyle düşünelim; seçime bir ay gibi bir süre kaldı ve ben ülkemizden bir para çıkışı görmüyorum! Yani yabancılar anladığım kadarıyla her iki senaryonun sonucunu benim gibi okuyor olabilirler. 

Aksi olsaydı erken seçim ve bir kargaşa fiyatlaması yapılsaydı borsa endeksi ve döviz kurları çok farklı yerlerde olurdu. Biraz daha açalım konuyu beklentiler her zaman önceden satın alınır gerçeği vardır.Ben olumsuz yönde bir satın alma görmüyorum. 

Erken seçiminde %80 olasılıkla sonuç ne olursa olsun olamayacağını düşünüyorum ekonomik gerçeklere bakarak siyasi değil sadece rakamlara bakarak söylüyorum bunu. Bu seçimler genel seçim olsaydı tabii ki çok farklı sonuçlar ortaya çıkardı ve değerlendirmem çok farklı olurdu. 

Diğer gösterge döviz pozisyonlarından da bellidir. Yerli bireyseller haftalardır dolar almaktadırlar ve sebebi çok basit kafa karışıklığı ve algı yönlendirmelerinden dolayıdır. 

Yatırımcı döviz alırken ne Fed’in faiz etkisini nede sıcak para akışına bakmadan döviz alışı yapmaktadırlar. Zaten ülkemiz için olumsuz senaryolar çizen bazı yatırım bankalarının dolar kuru yıl sonu tahminlerine baktığımızda 5,50 ile 5,80 hedef fiyatları vardır.Erken seçim olmayacağı çok nettir.

Biraz daha açalım rakamsal ve seviye olarak, Borsa endeksinde bir şeylerin ters gittiğini anlamak için takip edeceğiniz seviye 200 günlük ortalama olan 98.000 seviyesidir. Bu seviyenin altına kalıcı sarkmalar yabancıların satış yönünde olduğunu ve para çıkışının işaretleri olarak yorumlanabilir. Dolar kurunda da 5,50 seviyesinin üzerine çıkışlar aynı şekilde bir şeylerin ters gittiğini gösterir bizlere! 

Lütfen hiç kimse kendi siyasi görüşüne ve istediğine göre değil de sadece mantıksal yaklaşımlara ve ekonomik gereçlere göre karar versin derim ben. Bu pis siyaset düşüncelerinden kurtulup objektif değerlendirme yapabilin derim gerçekten bu hastalıktan kurtulmamız gerekiyor.

2002 Yılında Bu Yana 10. Seçim Yaşıyoruz Gerçekten Yazık Değil mi Ülkemize ?

Şu siyasetten kurtulup işimize bakalım artık .Bakın dünya değişiyor türlü tezgahlar ve ekonomik köklü değişiklikler var. İktidarı ve muhalefeti bir olsak kendi siyasi egolarımızı bir kenara koysak ve ülkemiz için projeler üretsek ne olurdu? 

Bizim ülkemiz insanı çok çekti ve çekmeye devam ediyor artık herkes aklını başına alsın gerçekten çok ihtiyaç var buna. Siyasiler ve yöneticiler geçicidir ancak devletimiz bakidir. Kimler geldi kimler geçti bu ülkede kimse kazık çakmadı ki ! 

Herkes eleştiri ve laf üretiyor hayır icraat gerekiyor ! Düşünün Osmanlı zamanında da cumhuriyet zamanında da birlik olduğumuzda tüm Dünya gelse başa çıkamıyor bizimle. Ancak biz kendi içimizde ayrışırsak yok oluruz . Bu gerçekle beraber yaşayalım. Dediğim gibi vatanımızı evimiz, ülkemizde yaşayan vatandaşları da ailemiz olarak görürsek hiçbir sorun kalmaz. 

Yazar hakkında

derinhisse