Piyasalarda Son Beklentiler Nelerdir?

Piyasalarda son beklentiler nelerdir öne çıkan hisse senetleri bu haftanın konusu olacak.

Maalesef can sıkıcı hareketler yaklaşık bir yıldan bu yana devam ediyor.Bunun birçok nedeni var. İç siyaset ortamı, dış siyaset, dünya ticaret savaşları, Abd ile olan bir takım sorunlar başta s-400 olmak üzere, Suriye konusu , ekonomik sıkıntılar , ambargo tehditleri , doğu Akdeniz  gibi konu başlıklarımız var. Burada ilginç olan bu konu başlıkları bir yıldan fazla süredir var ve halen gündemlerini koruyorlar. 

Piyasalarda Dalgalanma Devam Ediyor !

Belirsizlikler ve sorunlar ortadan kalmadığı sürece de piyasalarda dalgalanma devam ediyor çok normal olarak. Burada önemli olan bu saydığım konu başlıklarını piyasalar fiyatladı mı? Yaklaşık bir yıldır devam ettiğine göre bence büyük oranda fiyatlamış gözüküyor. Bu teknik olarak da temel olarak da bu şekilde gözüküyor. 

Bazı görüşler ise bu konu başlıklarının fiyatlanmadığını savunuyorlar. Ben asla katılmıyorum ve şöyle düşünüyorum, bazı olaylara çok geniş bakmak gerekiyor. Bazı konular vardır ve ucu hem bize hem diğer ülkelere dokunur. Bu dünyanın yeni ekonomik sisteminde sadece at gözlüğü takarak gördüğünüzü söyleyemezsiniz. Bu zaten yapılacak en büyük hatadır.

Şimdi bu konuyu örneklerle açıklamaya çalışayım;

Dünyada halen dolar sistemine dayanan bir ekonomik sistem geçerlidir. (Yara alsa da bu şekilde) Bu sistemin ürettiği markalar vardır ve bütün dünya bu markaları kullanıyor. Bu o kadar yaygındır ki istesek de istemesek de hepimiz bu sistemin içerisine dahil oluyoruz.

Kullandığımız telefon ( apple ) , Bilgisayar ( hp ) , akaryakıt ( shell ), otomobil ( ford ) , içecek ( Coca cola ), sigara ( philip morris), sosyal medya ( twitter ), dondurma ( unilever algida ) gibi bir çok örnek sıralayabiliriz. Kamu olarak da borçlanırken ( jp morgen )  aracı olarak kullanılıyor mesela ! Ya da yabancılar bizde faizler yüksek olduğundan devlet tahvilimizi satın alıyorlar. Diğer bir bakışla da, bankalarımızın %65 i yabancı ortaklı yada sahipliğinde, sanayi şirketlerimizin %70’i yabancı yada yabancı ortaklı şekilde faaliyetlerini sürdürüyorlar. Yani özet olarak onlar ortak biz pazar anlayışı var. Türkiye ve diğer ülkeler bu sistemi finanse eden taraftadır. Bu gerçeği görmek zorundayız. 

Bizim gibi ülkeler olmadığında bu sistem pert olur ve asla ayakta kalamazlar.O yüzden asıl yapılmak istenen kendi siyasi ve ekonomik çıkarları doğrultusunda her ülke köşeye sıkıştırılıp bazı dikteleri kabul etmek zorunda bırakabilir miyiz şeklinde düşünce sahibidirler. Ama asla ve asla öldürmezler, batırmazlar, süründürürler. Bu şekilde bilirler ki dalgalanma olacak ve yine onlar kazanacaktır. Belli nedenlerden dolayı saldırıda bulunduğu ülke varlıkları dip fiyatı bulduğundan alışa geçerler, belli seviyeden; yerli yatırımcıya satar ve paralarını alır giderler. Bu döngü bu şekilde devam eder ve kendi sistemlerini bu şekilde finanse ederler. Diğer türlü kalıcı krizler ve dalgalanmalar en çok kendi şirketlerine zarar verir, bunu çok iyi biliyorlar bir tek bizim uzman geçinenler bilmiyor ya da bilmiyor gibi davranıyorlar.

Son Zamanların En Fazla Konuşulan Konusu S-400

Biliyorsunuz, son zamanların en fazla konuşulan konusu S-400 aldığımızda Abd bize ambargo uygulayacakmış konusu! Abd bize neler yapabilir? Öncelikle f-35 projesinden bizi çıkarmak gibi bir niyetleri olduğunu anlıyoruz. Peki çıkardı diyelim varsın çıkarsın! Bu durumun Abd’ye olan zararlarını hiç kimse konuşmuyor. Biz üretim ortağıyız ve bu projede her iki tarafın yükümlülükleri mevcut. Abd bunu askıya aldığında diğer ülkeler Abd ile bir ticaret yaparken on defa düşünecektir. Bu adamlar bizi de tehdit eder mi diye ve Abd için çok büyük bir itibar kaybıdır ve çok ticaretini sekteye uğratabilir. Öyle hemen söylemekle olmuyor yani bu işler. 

Diğer taraftan zaten ticaretimizde Abd lehine bir durum var ve burada Abd’nin yapabileceği hiçbir şey yok. Diyelim ki Abd iyice çığırından çıktı ve bize ekonomik olarak ambargo koydu diyelim! Yani kredi bulmada zorluk çıkardı, yatırım fonlarına yasak koydu diyelim burada kim en fazla zarar görür bu dünyanın bıçak sırtında duran ekonomisinde? Kimin sermayesi zarar görür? Buna kim izin verir? Bu çok fantastik bir düşünce ve ben bunun asla olamayacağı görüşündeyim. 

Devamlı Abd’nin yapabileceklerini konuşuyoruz. Peki Türkiye İncirlik üssünü kapatırsa, Nato’daki daimi üyeliğinden ayrılırsa, Rusya‘ya üst verirse , Rusya’yı Akdeniz’de rahat rahat gezdirirse, Çin’li şirketlere limanlarını kullandırırsa, göçmenleri serbestçe geçirirse , sınırlarını kapatırsa  diye sıralar durursak ne olur ? Abd’nin bütün planları suya düşer bunu çok iyi biliyorlar. Hatta su yollarını kapatırsak neler olur biliyorlar mı? Jeopolitik olarak konumumuz itibarıyla ne Abd’nin ne de Rusya’nın kaybedeceği bir ülke değiliz. Birkaç delinin söylediklerine göre şekillenme olmuyor bu dünyada bunu bizim bazı uzmancıklarımız çok iyi anlasınlar. Evet bizde etkileniriz ancak Rusya ve Çin nasıl başardıysa bizde başarabiliriz.

Dış siyasette hiçbir şey göründüğü gibi değildir ve kapalı kapılar ardında çok farklı gelişmeler olabiliyor bunu not olarak yazalım! 

Gördüğünüz gibi bu konular çok derin ve detaylı konular. Hiçbir zaman taraflar arasında büyük farklar olsa da bazı ülkelerin konumları ve ekonomik yapıları bazı şeylerin gerçekleşmesinde büyük engeldir. Her iki tarafta zarar görür ancak bir şekilde ortak bir payda da bulunur; bu tarihte hep böyle olmuştur. 

Ülkemiz Varlık Fiyatları Dip Seviyelerde!

Ülkemiz varlık fiyatları dip seviyelerde ya da diplere yakın olduğunu düşüncesindeyim. Dalgalanmanın ise bir süre daha devam edeceğini düşünüyorum. Ancak siyasal ve ekonomik konu başlıklarının stabil olması ortaya çıkınca daha önce yaşadığımız güçlü ve uzun vadeli çıkış trendine girileceğini düşünüyorum borsada.

Şu an ki şirket değerlemeleri öyle trajik halde ki; üretim tesislerinin arsa fiyatları yada marka değerleri bile etmeyen şirketler mevcut. Evet ekonomik bir daralma var özellikle otomotiv, inşaat, bankacılık sektörlerinde %50‘lere varan oranda gerilemeler mevcut. Genel olarak ise bana göre %15’lere varan bir gerileme mevcut. Peki o zaman neden şirket değerleri 1991 yıllarındaki dolar bazlı değerlerden işlem görüyorlar? Bu makul bir seviye mi? Bana göre daha fazla düşecek yerleri yok hisse senetlerinin. Düşme oranı %10 ise yükselme oranı %90’dır bu değerlemelerden dolayı. 

Moody’s Kredi Derecelendirme Kurumu Kredi Notumuzu Düşürdü!

Cuma akşamı Moody’s Kredi derecelendirme kurumu kredi notumuzu düşürdü ve aslında beklenen ama üzerinde durulmayan bir gelişmeydi. Diğer derecelendirme kuruluşlarıyla aynı seviyeye çekti. Ben tarih boyu Türkiye değerlendirmelerinde adil olmadıklarını gördüm ve halen bu süreç devam ediyor. Kredi derecelendirme kurumları tamamen radyolar üzerinden karar alır, siyaseten değil.

Ülkemiz borçlu ancak diğer AB ülkeleri dahil bizden çok daha kötü durumdalar. Özellikle bankacılık sektörü diğer ülkelerde çok kötü ve bize göre adeta batık durumdalar. Bazı ülkelerin gayri safi milli hasılalarına göre borç oranları %120 olanlar var! Ortalama %80 civarındayken bizde ise %32 borçlanma oranı varken bu nasıl bir değerlemedir? Bu kararın piyasalara olan etkisi sınırlıdır.

Kısa vadede; Borsa endeksinin 85500 ile 95.000 aralığında, dolar kurunun 5,78 ile 6,05 aralığında dalgalanacağını düşünmekteyim.

Orta vadede; (Ağustos başından yılbaşına kadar) Borsa endeksinin 95.000 ile 110.000 aralığında dolar kurunun ise 5,40 ile 5,80 aralığında dalgalanacağını düşünmekteyim.

Borsada Hisse Bazlı Hareketler Beklenebilir!

Borsada daha çok hisse bazlı hareketler olacaktır bu ortamda. Yeni sisteme ayak uydurabilen, ihracatçı, bu ortamda bile yatırım yapabilen ve Pazar bulabilen şirketler, zorunlu büyüyecek, teknoloji, yazılım, savunma gibi sektör şirketleri öne çıkacaktır. Özellikle; Hektaş, Konfrut gıda, Kordsa, Kozal, Karel, Alcatel, Turkcell,Netaş, Kafein yazılım, Frigo pak gıda, Aselsan, Türk hava yolları, Alkim kimya, Migros, Aghol, Deva holding, Türk Telekom, Şişe cam, Soda gibi şirketler öne çıkacaktır. 

Krizlerde ve dalgalanmalarda asıl olan bazı fırsatı görüp değerlendirmektir. Bu fiyatlardan alınan hisseler orta ve uzun vadede asla kaybettirmezler. Önemli olan doğru şirket seçimidir. Hiçbir kriz ya da trend sonsuza kadar sürmez. 

Unutmayın piyasa yapıcıları ve fonlar kendilerini finanse etmek için dalgalanma yaratırlar ve kazanırlar. Onlar sizleri kullanıyorlarsa sizde onları kullanın. Trendi takip edin ve trend oluşmadan borsadan mümkünse uzak durun. Bu seviyelerde yapabileceğiniz en iyi şey kademeli olarak hisse toplamak ve varsa elinizde çürük güvenmediğiniz hisse aynı oranda düşmüş sağlam hisselere geçiş olacaktır. 

Yazar hakkında

derinhisse