Borsa’da İşlem Gören Şirketlerin Duran Varlık Değerlemeleri

Borsa’da işlem gören şirketlerin duran varlık değerlemeleri ve şirketler için değer analizi yapmak çok önemlidir. Çok farklı temel yöntemler uygulanır değer tespiti yapmak için. Borsa’nın mantığı bir şirketin hissesini alarak o şirkete ortak olmaktır.

Borsa’da İşlem Gören Şirketlerin Hisse Senedi Ortaklık Belgesidir!

Hisse senedi ortaklık belgesidir. Her hisse, şirketin ödenmiş sermayesinden bir payı temsil eder. Çok yatırımcı satın aldığı hisse senedini sadece dijital ortamda fiyat marjı olarak işlem gören bir rakamsal değer olarak görürler ve maalesef değer analizi yapmadığı için çok büyük mağduriyet oluşur. 

Değer analizi bilinmediği için, yatırımcılar sürü psikolojisi ile ya da tüyo mantığıyla hareket ettiği için borsada şirketlerin piyasa değerleri çok yüksek yada tam tersi çok düşük olabiliyor. Bunun sonucu olarak borsa gerçek işlevinden çıkarak manipülatörlerin ve robotların haksız kazançlar ettiği bir ortam haline gelebiliyor.

Bu durum çok aracı kurumunda işine geliyor çünkü değer analizi bilinmediğinde yatırımcı, daha fazla al sat yaparak aracı kurumlara komisyon ödemektedirler. Bir nevi kumar mantığı devreye girip her zaman kasa kazanır durumu ortaya çıkmaktadır. İşin özünde aracı kurumlar bu yönde eğitimler verirse yatırımcı bilinçlenip manipülatörlerin tuzağına düşmeyecektir. 

Biz işin gerçeğine dönelim ve işin derinliklerine inmeye çalışalım. Yatırımcı bir şirketin hissesini aldığında şirkete hem sermaye payı olarak, hem kar payı olarak, hem oy hakkı olarak hem de tümden şirketin tüm varlıklarına payı nispetinde ortak oluyor. 

Borsa’da İşlem Gören Şirketlere Ortak Nasıl Olursunuz? 

Ortak olduğunuz şirketi en düşük piyasa değerinden almanız gerekiyor , şirketin büyüme hikayesi olması gerekiyor , şirketin mali durumu sürdürülebilir olması gerekiyor , sektöründe öne çıkan bir şirket olması gerekiyor, rasyolarının en az piyasa ortalamasında olması gerekiyor , şirket ortaklarının güvenilir olması gerekiyor , temettü vererek paylaşımcı olması gerekiyor , bilançosunun şeffaf ve güncel olması gerekiyor , yatırım yapan nitelikte bir şirket olması gibi donelere sahip olması gerekiyor yatırım yapmak için. 

Peki Bir Şirketin Değerini Hesaplamak İçin Bilanço Tek Yöntem Olarak Görülebilir mi?

Çok kurum ve yatırımcı bir şirket hakkında değerleme yaparken çoğunlukla rasyoları ve çarpan oranlarını kullanırlar. Ya da çok bilinen bir yöntem olan şirketin bir yıllık faaliyet kârını on yıl ile çarparak değer tespiti yapmaya çalışırlar. Yani şirketin gerçek nakit yaratma gücünü tespit ederek tüm dünyada şirket satışlarında kullanılan yöntemi uygularlar. 

Örnek verecek olursak borsa’da işlem gören x şirketinin bir yıllık faaliyet kâr’ı toplamı 150 milyon TL olsun bu rakamı on yıl ile çarptığınızda 1.500.000.000 TL olarak şirket değeri bulabilirsiniz. (Son 12 ay ) 

Diğer bir örnek verecek olursak öz sermaye çarpan oranlarına göre hesaplama yaparsak x şirketinin öz sermayesi 500 milyon TL olsun ve bu şirket çimento sektöründe faaliyet göstersin diyelim bu durumda ülkemizde işlem gören çimento şirketleri satış aşamasında 3 çarpanla işlemler olduğunu varsayalım x şirketinin öz sermaye çarpan oranına göre olması gereken piyasa değeri 1.500.000.000 TL olacaktır. Burada bilmeniz gereken sektör ortalama çarpan oranlarıdır. Bu yöntemi benzer ülkede işlem gören aynı sektörden şirketler ile de karşılaştırabilirsiniz.

Bu verdiğim iki örnekte sadece şirketlerin açıkladığı bilanço verilerine göre hesaplama yöntemleridir. Yani şirketin sadece görünen değerlerine paralel bir hesaplama şeklidir. Bunlarla beraber şirketlerin bilançosunda, duran varlıklar kaleminde gizli değerleri vardır.

 Şimdi derinlemesine analiz yöntemlerinden olan duran varlıklar kalemine bir göz atalım;

Bilançoda, Toplam Kaynaklar ( Aktifler ) Bölümünde Yer Alan Duran Varlıklar Kalemi Neyi İfade Eder ?

Duran varlıklar, şirketin aktifine kayıtlı olan, arsa, bina, makine, taşıtlar, şerefiye hakları, iştirakleri, yatırım için gayrimenkul, varsa kiralamalarının sözleşmeye konu olan rakamların toplamı gibi kayıtlı varlıklarından oluşur. 

Bu varlıkların defter değerleri bilançoya yansıtılır. İlgili dönem içerisinde zaman zaman devletin belirlediği yeniden değerleme oranlarıyla değerlemesi yapılır ve hem duran varlıklar kaleminde hem öz sermaye kaleminde artış olarak bilançoya yansır. 

Peki ama resmi değerleme oranları bu varlıkların gerçek değerini bulmak için yeterli midir? Bu durumu örneklerle açıklamaya çalışalım;

Borsa’da işlem gören X şirketi kurulduğunda kendisine arsa satın almıştı ve yıllar önce ilgili artsı fabrika kurmak amacıyla 5 Milyon TL’ye aktifine kaydetmişti. 20 Yıl sonra bu satın aldığı arsa şehir içinde kalmış ve değeri 500 milyon TL’ye kadar yükselmişti. Ancak resmi değerleme oranlarıyla birlikte şirketin 500 Milyon TL olan arsası şirketin aktifinde hala 50 Milyon TL olarak gözükebiliyor! 

Yada x şirketinin 5 adet iştiraki var ve bu 5 iştirak şirketinin duran varlık kaleminde (finansal duran varlıklar) hala ilk kuruluş sermayeleri kadar gösterildiği görülebiliyor. X şirketinin aktiflerinde 23 milyon TL gözüken 5 iştirakin gerçek değeri hesaplandığından 2 Milyar TL hesaplanıyorken neden hala 23 milyon TL gösteriliyor? 

Diğer bir sorun ise duran varlıklar değerlendirilmelerinde; diyelim ki x şirketi bankadan kredi kullanacak çok doğal olarak ve ilgili şirket kredi kullanmak için teminat vermek zorunda kalabiliyor. Bu durumda zaman zaman şirketin aktifinde yer alan arsa, bina ve makine gibi kendine ait olan aktiflerini teminat olarak verebiliyor. Bu durumda değerlemeye konu olamıyor ipotekli olduğundan. 

Bütün bunların sonucunda şirketin öz sermaye ve duran varlıklar kalemi değerleme yapılırken eksik değerleme yapılabiliyor. Yatırımcı şirketin değerlerinin bilançoya yansıdığı oranda değerleme yapabiliyor ve sonuç olarak eksik değer analizi yapabiliyor. Halbuki ilgili şirket olası bir ortaklık ya da satış durumunda gerçek değer ortaya çıktığında yaşanan değer artışları çok şaşırtıcı olabiliyor. 

Borsa’da İşlem Gören Şirketler’de Bu Yaşanan Değer Farklarının Önüne Geçmek İçin Ne Yapmalı?

Halka açık şirketlerin yılda bir defa, gayrimenkul yatırım ortaklıkları, girişim sermayesi yatırım ortaklıkları gibi, yetkili değerleme şirketleri tarafından duran varlıkları değerlemeye tabi tutulmalıdır. Bu yapıldığında şirketlerin gerçek değerleri ortaya çıkacak ve ekonomik anlamda da ülkemiz borsasında bu konuya paralel değerlemeler artacağından şirketlerin piyasa değerleri artarak, gerçek rakamlar ekonomiye kazandırılacaktır. 

Yatırımcı ise şirketlerin değerlerini hesaplarken duran varlıklar kalemini çok daha derinlemesine incelemeli ve yatırım kararını gerçek rakamlar üzerinden vermelidirler. Bir şirketin piyasa değeri sadece bilançoda görünen kısımlardan oluşmaz önemli olan şirketlerin gizli kalmış değerleridir. 

NOT; Rakamlar sadece örnektir herhangi bir şirketi hedef almaz.

Yazar hakkında

derinhisse