2021 ve Sonrası İçin Öne Çıkacak Sektörler Nelerdir?

           

 2021 ve sonrası için öne çıkacak sektörler nelerdir? Dünya’da, dijital dönüşüm, 5g ve şimdi de pandemi etkisiyle çok alanda hızlı bir değişim içerisine girdik ve bu süreç kaçınılmaz olarak daha hızlı olarak devam edecektir. 

Bu değişimler öncesinde olduğu gibi daha fazla kâr elde edilebilecek alanlarda yatırım şeklinde değil de zorunlu değişim olarak isim koymak daha doğru olacaktır. Bazı değişimlere ayak uydurmayan sektörler ve şirketler, zamanla yok olacaklardır. Diğer taraftan insanların yaşam biçimleri de bu değişimlere ayak uydurmak zorunda kalacaklar. Bu süreç sonunda bazı sektörler yok olacak, bazı sektörler çok daha fazla öne çıkacak ve büyüme hızları baş döndürücü şekilde büyüyecekler.

2021 ve Sonrasında Öne Çıkacak Sektörler

Teknoloji Odaklı Sektörler (Yapay zekâ, 5g, Yazılım, Robotik Teknolojiler, Mobil, Siber Güvenlik)

2021 ve sonrası için teknoloji tabanlı sektörlerin tümü hızlı büyümeye devam edecektir. Özellikle 5g Dünya’da kademeli bir şekilde devreye girmesiyle birlikte nesnelerin interneti, akıllı şehirler, sanayi alanında robotik prosesler, üretim hatları, ödeme sistemleri, uzaktan erişim noktaları gibi alanların artmasıyla birlikte teknoloji her alanda hızlı büyümesini sürdürecektir.

Aynı zamanda teknolojinin her alanda olmasıyla birlikte siber güvenlik konusu alt sektör olarak çok öne çıkacaktır. Teknolojinin ulaşmadığı bir sektör kalmayacaktır. Bu yüzden, daha öncesinde yaşanan sanayi devrimin yerini teknolojik devrim alacaktır. Bu sektörlerle bağlı olan şirketlerin büyüme hızı diğerlerine göre çok daha yüksek olabilecektir. Zorunlu değişim ve büyümenin merkezi teknoloji odaklı sektörler olacaktır. 

E-ticaret ve Bağlı Alt Sektörler (Dijital Alışveriş, Ödeme sistemleri, Lojistik ve kargo) 

Özellikle; pandemi sürecinde zaten hızlı bir büyüme trendine giren e- ticaret sektörü pandemiyle birlikte rekor büyüme oranlarına ulaştı. Bu süreç hızlanarak devam edecektir.

Bu durum hem bireysel kullanıcılar için hem de perakende şirketleri için çok büyük avantajlar getirdi. İnsanlar için zaman tasarrufu şirketler için maliyet düşürücü etkilerde bulunduğunu gördük. Bundan sonra perakende sektöründe çok sayıda şube yerine merkez şubeler ve dağıtım depoları öne çıkacaktır.

Bu sayede maliyetler düşecek karlılık artabilecektir. Tabii ki e- ticaretin devamı için her ülkenin lojistik alt yapısı ve dağıtım ağı yeterli olmak zorundadır. Bu durumda e- ticaret büyürken lojistik ve kargo sektörleri de benzer şekilde büyüyecektir. Bütün bunlarla beraber e-ticaretin artmasıyla birlikte güvenli alışveriş ve hızlı ödeme sistemleriyle birlikte dijital ödeme sistemleri de paralel şekilde büyüyecektir. 

Enerji Sektörleri (Yenilenebilir Enerji Santralleri GES, HES, RES ,JES, Elektrikli Araçlar Şarj İstasyonları )

Teknoloji hızlı bir şekilde gelişirken kaçınılmaz olarak enerji ihtiyacı artacaktır. Enerji olmadığında adeta dünya durma noktasına gelir ve hiçbir teknolojiyi kullanamazsınız. Bunlarla birlikte temiz enerji yani çevreci enerji sistemleri her zaman ön planda olacaktır. Örneğin; Güneş enerjisi (GES ) sistemlerinin nasıl büyüdüğünü hep birlikte izliyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarının artmasını beklemekteyim tüm dünyada. 

Diğer taraftan elektrikli araçların kullanımının artması; bu alanda şarj istasyonlarının da faaliyet gösteren şirketlerin hızlı bir büyüme trendine girdiğini hep birlikte göreceğiz. Dikkat ederseniz tüm dünyada bu alanda yatırım fonları bile kurulmaya başlandı. 

Tarım ve Gıda Sektörleri

Dünya’da pandemi ile birlikte gıda ve tarımın ne kadar önemli ve değerli olduğunu anlamış olduk. Bu bağlamda gerek gıda güvenliği gerek iklim değişikliğine bağlı olarak tarım ve gıda sektörlerinin büyüme hızlarının yüksek olduğunu görebiliriz. Ancak; ilk etapta uyum sürecinde büyük yatırımlar gerekebilir. Benim bu bağlamda şans verdiğim alt sektörler; denizcilik ürünleri, tarım ilacı, gübre,  konserve ( uzun ömürlü ürünler ) gibi …

Madencilik sektörü

Dünya’da yaşayan insanların ve şirketlerin hayatlarını sürdürmek ve şirketlerin faaliyetlerinin devamı için doğal kaynaklara ihtiyacı vardır. Bu kaynakların bir kısmı yer altında bir kısmı da yer üzerinde bulunmaktadır. Daha öncesinde teknolojik yetersizlik yüzünden bazı madencilik ürünlerinin çıkarılamadığını görüyorduk.

Tabii ki maliyet bu duruma neden olan diğer bir faktör olarak karşımıza çıkmaktaydı. Ancak insan nüfusunun artması ve buna bağlı olarak talebin yükselmesi bazı madencilik ürünlerinin fiyatının artmasına neden oldu. Bu yüzden çok maden, yatırıma değer hala geldi. Devletlerin ulusal politikaları da bu doğrultuda değişmeye başladı. Madencilik her alanda önümüzdeki yıllarda öne çıkacağını düşündüğüm bir sektördür. Ülkemizin bu konuda çok şanslı olduğunu biliyoruz. 

Biyoteknoloji ve Genetik Teknolojileri

İnsan hayatının devamlılığı ve hastalıklarla mücadele hatta devamlı genç kalmak insanların en büyük hedefidir. Her insan sağlıklı ve uzun bir ömür yaşamak ister. Bu yüzden bilim ve teknolojinin el verdiği ölçüde bu sektörler devamlı şekilde gelişmektedir.

Covid-19 sonrası Biyoteknoloji’nin ne kadar önemli olduğunu tüm dünya gördü. Olası yeni salgınlara hazır olmak ve insan izalasyonunun önemi ortaya çıkmış olduğundan çok sermaye grupları bu yönde yatırımlar yapıp hızlı büyümek isteyecektir.

Ayrıca genetik bilim kullanılarak bazı hastalıklar durdurulmaya çalışılacaktır. (Hastalıkların gelişimi, genetik kodlamalar değiştirilerek önlenmeye çalışılacak yada yapay organlar yapılmaya çalışılacak ) öyle bir sektör olacak ki dünya toplam ekonomik büyüklük içerisinde en fazla büyüklüğe sahip olan sektör kesinlikle biyoteknoloji ve genetik uygulamalar olacaktır.  

Yeni Gelişen Finansal Sistem (Kitlesel Fonlama Araçları)

Dünya’da ve ülkemizde finansal sistemde çok büyük değişiklikler olmaktadır ve bu önümüzdeki yıllarda hızlanarak devam edecektir. Bildiğimiz geleneksel sistemde mevduat ve kredi bankacılığı ön plandaydı. Ancak bu sistem sadece işleyen bir şirkete ya da büyük çaplı yatırımlara kredi temin edebilmekteydi. Kobi diye sınıflandırdığımız küçük ve orta boy işletmelerde ise sadece belli ölçülerde kredi sağlanabiliyordu. Bütün bu saydığım şirketler geleneksel yöntemlerle çalışan şirketler için geçerliydi. 

Ancak günümüzde değişen ekonomiyle birlikte daha çok teknoloji tabanlı yeni ekonomi şirketleri , yeni sistem ödeme ( fintech ) sistemleri , blockchain sistemleri ağırlıklı çalışan revaçta olduğundan ve bir çoğu startup ( kuruluş aşamasında unicorn adayları ) olduğundan geleneksel yöntem bankacılık bu yeni ekonomiye tam olarak ayak uyduramamaktadırlar. 

Yeni dünya düzeninde bir ülke gelişmesi için en çok ihtiyaç duyulan startuplardır. Startupların tamamına yakını bir yeni fikir, bir buluş ve teknoloji tabanlı olduğundan her ülkenin üzerine fazlaca düştüğü ve geliştirmek istediği bir modeldir. Öyle ki bugün dünya devlerine baktığımızda tamamına yakını startup olarak kurulmuş, unicorn olarak devam etmiş ve dünya markası olmuştur. (Amazon, Alibaba, Apple, Google, Facebook ) Ülkemizde (Trendyol, Yemek Sepeti, Getir, Paraşüt gibi ) 

Şu anda baktığımızda dünya ve ülkemiz devlet otoriteleri de Startup’lara çok ciddi teşvikler ve hatta direk olarak fon sağlama modellerine girdiklerini görüyoruz. Bunun nedeni, değişen dünyada teknoloji tabanlı ve yenilikçi şirketlerin büyüyeceğini, buna bağlı olarak ülkelerin dünya markası çıkartma fırsatı olabileceğinden dolayı bir fırsat olarak görülmektedir. İşin özünde de tüm devletler ülkelerine döviz girdisi sağlamak için çaba vermektedirler. 

Aslında tüm bunlar yeni bir finansal sisteminde habercisi oluyor. Yani şöyle izah edeyim; Teknoloji tabanlı yeni gelişen şirketlerin en büyük ihtiyacı önce fikir, mentörlük (Sektörel danışman ve iş modeli seçici), uygun ortam (ofis ve network), büyük şirketlerle iş birlikleri gibi olmazsa olmazlar vardır. 

Startup şirketlere Başka Ne Gerekiyor?

Ancak; bu startup şirketlere başka ne gerekiyor? Tabii ki sermaye enjekte edilmesi gerekiyor. Bu şirketler ilk kuruluş aşamasında ve ilerleyen zamanlarda yurtdışına açılmak için melek yatırımcı olmadığından, o girişim asla başarılı olmayacaktır.

Bunu asla geleneksel yöntemlerle yani bildiğimiz bankacılık sektörüyle yapamazsınız. Bunun için başta girişim sermayesi fonları, üniversiteler, devletin kurduğu öncülüğünü yaptığı teknoparklar, kuluçka merkezleri, melek yatırımcılar ( bireysel ) olması gerekiyor. Ancak görülen odur ki, bunlar bile yetersiz kalmaktadırlar. 

Bunu bizim ülkemiz çok iyi gördü ve şu anda bu yeni ekonomi sistemine katılım bankalarını, Sigorta sektörünü, bireysel emeklilik fonlarını devreye sokmak istiyor. Bence çok doğru bir dönüşüm hamlesidir. Bu sayede ülkemizin kalkınması daha sağlam temellere oturtulacak, dış finansman ihtiyacı minimum seviyelere getirilmiş olacak, ülkemizden döviz çıkışı engellenmiş olacak, startup girişimleri büyüdükçe ülkemiz gayri safi milli hasılası büyüyecek hem de fonlayanların katılımcıları kazanacak. Bir nevi kazan kazan durumu ortaya çıkıyor. 

Daha açıklayıcı olsun diye şöyle ifade edeyim; Tüm dünyadaki ekonomik krizlerin ve dalgalanmaların en büyük nedeni daha önce geleneksel yöntemlerle çok büyük paralar kazanmış kesimin yenilikçi şirketlere sermaye sağlamamış olmalarıdır.

Ülkemizde de aynı sorun vardır. Bu yeni sistemin en büyük amacı geleneksel sermaye ile yenilikçi girişimleri bir araya getirmektir. Bunu da bu finansal sistemin en uç noktası ve en alt noktasıyla yapabilirsiniz mantıken. Bunlar; Katılım bankacılığı, sigorta sektörü, bireysel emeklilik sektörü , girişim sermayesi şirketleri…

Yazar hakkında

derinhisse