“1202”Ne Anlama Geliyor?

“1202” ne anlama geliyor konu başlıklı makalemi sizlerle paylaşmak istiyorum uzun bir aradan sonra .

2020 Yılını geride bırakıyoruz. Bir çoğumuz bitsin artık bu yıl düşüncelere sahip. Halbuki aynı şeyleri 2019 yılı için, 2018 yılı için, 2008 yılı için, 2001 yılı için ,1999 yılı için,1994 yılı için de söylemiştik. 2008 yılına kadar olan söylemlerde konu başlıklarımız; 2008 yılı sonrası için söylediklerimizden biraz daha lokal konulardan oluşmaktaydı.

Son yıllarda ise; hem konu başlıkları hem de etki alanları daha fazla olan kriz, dalgalanma ve çatışmalara dönüşmeye başladığını görüyoruz. Üstelik tüm dünya ve ülkemizde ana konu başlıkları; Ekonomik, siyasal, jeopolitik, sosyal, sağlık, iklim değişiklikleri gibi çok önemli konularda gerçekleşmeye başladı. Bunun sonucu olarak, her geçen yılları arar olduk hep beraber. 

Aslında daha önceki yazılarımda ne demiştim Dünya’da hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ve hızlı bir değişim içerisine gireceğiz demiştim. Her yazımda eski alışkanlıklarınızı ve bildiklerinizi unutmanız gerektiğini çok net ifadelerle belirtmeye çalıştım. 

Değişim süreci hızlanarak devam edecektir.

Bu Değişimin Büyük Nedenleri Neler Olabilir?

  1. Teknolojinin hızla gelişmesi ve tüm dünyayı adeta bir örümcek ağıyla sarmasıdır. Yani dünyanın herhangi bir bölgesinde olan bir olay saniyeler içerisinde tüm dünyada yayılıp yankılanmasıdır. Bu sayede teknolojinin ve sistemin hakimleri tüm dünyaya istedikleri gibi yön verebileceklerini fark etmiş olmalarıdır. 
  2. Biliyoruz ki dünyamız kıt kaynaklardan oluşmaktadır. Dünya nüfusunun hızla artması sonucu kaynaklar yetmez duruma gelebilecektir. Yani şöyle düşünün bir eviniz var ve bütçeniz bu ev içerisinde sadece 4 kişiye yetecek düzeydeyken bu evde 10 kişi yaşayamaz! Bu nedenden dolayı sistem sahipleri dünya nüfusunun daha fazla artmasını istememektedirler. 
  3. Sistem sahipleri bütün ülkeleri ve insanları tek tipe dönüştürme istekleri mevcuttur. Yani, kendi istedikleri sistemin dışına taşan ülke ve insanları sistem dışına atmak için (yok etmek için ya da dize getirmek için) kendi içlerinde siyasal olarak ayrıştırmak ya da bir bahane bularak ülkeleri birbirleriyle savaşarak soykırım yapmaktadırlar. Tek bir hayalleri vardır tek bir merkezden yönetilen dünya ve tek tip onların sistemine hizmet eden bir topluluk istemektedirler.
  4. Şimdi bizler kendi içimizde sadece düşünce olarak bu sisteme karşı çıksak bile, sisteme hepimiz hizmet ediyoruz. Bunu kullandığımız telefonlarda, aldığımız her otomobilde bilgisayarlarda, akaryakıtta hatta ve hatta saçımızı yıkadığımız şampuanda dahil olmak üzere yapıyoruz. Yani bu sistemden kaçış yoktur kendimizi kandırmayalım. Ya da şöyle diyeyim; tüm dünyada merkez bankalarının rezerv parasının yaklaşık %65 i dolar cinsinden oluşmaktadır. Dolar çökse ya da yok olsa, tüm dünya ekonomik sistemi yok olacaktır. Bu yüzden sisteme dahil tüm ülkeler dolar sisteminin devamı için büyük bir çaba göstermektedirler. 
  5. Yine son dönemlerde yaşadığımız dalgalanmanın en büyük nedenlerinden birisi ise kurulan dolara bağlı ekonomik sistemin sos vermeye başlamasıdır. Artık sadece kendi şirketlerinin gelirleri ya da sömürdükleri ülkelerin kaynakları bu sistemi finanse edemeyeceği görüldü ve yeni bir taktik geliştirildi. Neydi bu yeni strateji dünyada herhangi bir konu ya da kriz yaratılarak tüm ülkeler piyasalarında dalgalanma yapılarak aynı yıl içerisinde ilgili ülkelerin kaynakları defalarca kez kendi sistemlerine enjekte edilmesidir. Yani daha önce yılda bir defa sömürdükleri ülke kaynakları algılarla oynanarak defalarca kez sömürülme yoluna gidiliyor. 

Örnek verecek olursak, ülkemizde zaman zaman gerek yaptırım haberleriyle, gerek yalan haberlerle, ülkemizdeki sistemin tetikçisi olan yazar ve çizerlerle beraber algı oluşturularak ülkemiz yatırımcısı panik yaptırılarak borsada, döviz piyasasında al sat yaptırılarak para sisteme enjekte olması sağlanmaktadır.

Bu maddelerin önemli olanlarını yazdım sadece. Aslında daha birçok neden var ancak en önemlileri bunlardır. Peki ama bizler bu piyasanın içinde olanlar bu dalgalanmalardan nasıl korunabilir ya da bu dalgalanmaları nasıl kendi lehimize çevirebiliriz? 

Öncelikle piyasalarla birlikte aynı yöne gitmeyerek bunu yapabilirsiniz. Ülkemiz yatırıcısının en büyük zaafı kısa vadede zenginlik hayali kurmasıdır. Öncelikle bu karakterden vazgeçilmesi gerekiyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir kazanç yoktur sadece boş hayaldir.

Örneğin; ülkemizdeki borsada yatırım yapan yatırımcının %70 ‘i 100 bin TL’nin altında bir sermaye ile yatırım yapıyor. Hal böyleyken karşınızda milyarlarla işlem yapan algoritmik sistemler, fonlar ve bunlarla birlikte kötü niyetli büyük manipülatörler vardır.

Hepsinin amacı sizleri kendi istedikleri noktaya getirip sizler kaybeden onlar kazanan tarafta olmalarını sağlamaktır. Bunlarla başa çıkamazsınız çok net mümkün değildir! Piyasayla aynı yöne gittiğinizde ve algılara yenik düştüğünüzde olacak olan şudur; bir alır, bir verirsiniz, iki alır, üç verirsiniz ve paranız erimeye başlar. 

Aslında uzun vadeli yatırımcı olmuş olsaydınız hem bu dalgalanmalardan etkilenmemiş olacaktınız hem de paranızı kat ve kat arttırabilecektiniz. 

Rakamlarla Örneklersek,

Örneğin 2008 yılında kullandığınız herhangi bir ürünü marketten bir tanesini 5 TL’ye alırken şuanda aynı ürünü 20 TL’ye alabiliyorsunuz. 

Bu ürünü üreten bir şirket 2008 yılında bu üründen bir yılda 1 milyon adet sattığını düşünelim bir yılda sağladığı ciro 5 Milyon TL idi. 

İlgili şirketin 2020 yılında aynı üründen yine aynı miktarda sattığını düşünecek olursak şirket bu yıl 20 milyon TL ciro yapacaktır. Yani miktarsal olarak bir büyüme olmasa bile şirketin ciro ve faaliyet karlılığı artıyor uzun vadede. Bu rakamsal büyüme doğal olarak şirketin piyasa değeri artışında etkili oluyor. 

Görüldüğü üzere işte ekonomi bozuk, enflasyon var, kriz var, siyasi çalkalanma var dediğimiz halde bile şirketler değer anlamında büyümeye devam ediyorlar ve uzun vadeli düşünen yatırımcılar her zaman kazanıyorlar. 

Anlık, kısa vadeli geçici konularla çok fazla ilgilenmeyin bilin ki, bu dalgalanmalar yeni düzenin getirdiği stratejidir. Bilinçsiz şekilde al sat yapmayın diyorum ve bu yüzden bir stratejiniz olsun diyorum! 

Bakın arkadaşlar önceki yıllarda olduğu gibi 2021 ve sonrası içinde dalgalanmalar olacaktır sanmayın ki covid-19 geçtiğinde her şey yoluna girecek. Covid-20 çıkar ya da iklim değişiklikleri bahane olur. Hatta ve hatta jeopolitik değişiklikler bahane edilerek her daim dalgalanmalar olabilir. Sizler kriz ve felaket söylemlerine değil de bu dalgalanmaların içinde ve sonrasındaki fırsatlara odaklanın. Yani tıpkı sistem sahiplerinin yaptığı gibi!

Çok geriye gidelim;

“1202” yılında ne olmuştu?

“1202” yılında ne olmuştu? “1202” yılında Kudüs’ün Müslümanların elinden kurtarılması için 4. Haçlı seferi başlamış amaçları ise Mısır ele geçirilip Kudüs’ü ele geçirmekti. Ancak, yine olmadı ve olmayacak! Yıl 2021‘e girerken yine aynı konu mevcut.

Bu dünyada yüzyıllardır benzer konular var ve bir şekilde ortak çıkarlar doğrultusunda bir uzlaşmaya varılıyor. Sonra yeniden tekrarlayarak bu şekilde devam ediyor. Her konu başlığında dünyanın sonu gibi davranmayın bugün dünyanın sonu dediğiniz konu başlığı bir zaman sonra adı bile anılmayacaktır. “1202” yılını tersten dizin 2021 yine benzer konular devam etmektedir. 

Haftaya 2021 yılında Dünya’da ve ülkemizde beklentiler ile beraber riskler nelerdir konu başlıklı yazımı paylaşmak istiyorum .

Yazar hakkında

derinhisse